"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/939 E., 2024/1327 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/182 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/939 Esas, 2024/1327 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 31/3, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 2900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerine iştirak niteliğinde olduğuna,
2. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemi özetle, suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerine iştirak niteliğinde olduğuna, suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,
3. Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafinin temyiz istemi özetle, gerekçeye, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz istemi özetle, iştirak iradesi olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi özetle, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesince 22.05.20 24... .06.2024 tarihli celselerin kapalı yapılması gerekirken açık yapılması ile karar celsesinde duruşma bitirildiği sırada "açık duruşmaya son verildi" ifadesine yer verilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Dosya içeriğine göre; olaydan bir gün önce mavi tişörtlü bir şahsın suça sürüklenen çocuk ...'e "çakal" diye hitap ettiği, olay günü maktul ... ile tanık ...'in dershaneye gitmek için yolda yürüdükleri esnada yanlarına suça sürüklenen çocuk ...'in geldiği ve maktule hitaben "dün mavi tişört mü giydin" dediği, maktulün mavi tişört giymediğini söylemesi üzerine ısrarla giydiğini söylediği, ardından maktul ile suça sürüklenen çocuk arasında sözlü münakaşa yaşandığı, maktulun suça sürüklenen çocuk ...'in ensesine bir tokat attığı, tartışmanın tanık ... tarafından ayrıldığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk ...'in ''Sen bana nasıl vurursun burada bekleyin, bir yere ayrılmayın'' diyerek telefonla arkadaşı suça sürüklenen çocuk ...'i arayarak olay yerine çağırdığı, suça sürüklenen çocuk ...'in yanında olan suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte ...'in yanına gittikleri, olay yerine gelen suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... ile maktul arasında önceki olay nedeniyle yeniden tartışma çıktığı, tartışma sırasında ...'in maktule eliyle vurduğu, ...'in ise maktule yumruk vurduğu ve yanındaki bıçak ile maktulü yaraladığı, olay yerine sonradan gelen suça sürüklenen çocuk ...'in amcasının oğlu olan suça sürüklenen çocuk ...'ın da gelerek kavgaya dahil olduğu ve olaydan sonra ele geçirilemeyen bıçakla maktulü yaraladığı, daha sonra etrafta bulunan vatandaşların araya girmesiyle kavganın son bulduğu ve suça sürüklenen çocukların olay yerinden kaçtıkları, maktulun kesici delici alet yaralanmasına bağlı kafatası kesiği ile birlikte beyin kanaması, büyük damar ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, öldürme eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ... yönünden ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, maktulden suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'a yönelik haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Suça sürüklenen çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Suça sürüklenen çocuk ...'in suça sürüklenen çocuk ... tarafından aranması üzerine, ...'in yanında olan suça sürüklenen çocuk ...'in üzerinde bıçak olan ... ile olay yerine gittiği, maktul ile aralarında çıkan tartışmanın ilk aşamasında maktule beden gücüyle vurarak direncini kırdığı, sonraki aşamada gerçekleşen bıçaklama eyleminde aktif rol almasa da diğer suça sürüklenen çocukların maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçunu işlemelerine manevi destek vermek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiği ve bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığı nazara alınarak hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
4. Suça sürüklenen çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın başlangıç kısmında maktulün suça sürüklenen çocuğun ensesine tokat attığının tanık beyanları ile anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı Kanun'un 29/1 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/939 Esas, 2024/1327 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (3.ve 4.) bendinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemi iştirak derecesi ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/939 Esas, 2024/1327 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk ...'ın tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.