"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1678 E., 2024/1984 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddes gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2023/228 Esas, 2024/96 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.Sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/1678 Esas, 2024/1984 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan ... vekili, katılan ... ve Kardelen vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeyle, savunma ve adil yargılanma hakları ihlal edilerek, tanık dinlenmeden usul hükümlerine aykırı şekilde karar verildiğine, kararın hukuki gerekçeden yoksun olduğuna, sanığın eyleminin meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, katılan ...'a yönelik eylemin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeyle ve usul hükümleri ihlal edilerek karar verildiğine, kararın hukuki gerekçeden yoksun olduğuna, tanık dinlenmeden karar verildiğine, sanık hakkında varsayımla mahkumiyet hükmü verildiğine, sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair katılanın çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, mahkumiyete yeter ve somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığına, aksi kabulde eylemin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğuna, katılan ...'a yönelik eyleme ilişkin suç vasfına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan raporların yeterli olduğu, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik nedeniyle belirlenen cezaların isabetli olduğu anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/1678 Esas, 2024/1984 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönüyle oy birliğiyle, sanık ... yönüyle oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi. (Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Katılan sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...‘a karşı kasten öldürme, katılan sanık ...‘a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince İstinaf isteminin reddine karar verildiği, yapılan temyiz üzerine Dairemizce hükümlerin onanmasına karar verildiği, tarafımca da katılan sanık ... hakkındaki hükmün onanması gerektiği ancak katılan sanık ... hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığından bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Şöyle ki; tarafların kabulünde olduğu üzere taraflar arasında önemli bir husumet bulunmadığı, olay günü maktul ve oğlu ...’ın araçla seyrettikleri sırada maktulün telefonunu unuttuğundan bahisle dönmek istemesi sebebiyle yollarını değiştirerek geriye döndükleri, bu esnada katılan sanıklar ... ve ...’le karşılaştıkları, karşılaşmanın maktul ...‘in geri dönmek istemesinden kaynaklanması sebebiyle katılan sanıklar ... ve ...’in herhangi bir hazırlık hali içerisinde bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, karşılaşmadan sonra maktul ve oğlu ...’ın içinde bulunan araca çok sayıda mermi isabet ettiği, bu araçtan elde edilen bir çekirdek ve maktulden çıkartılan bir çekirdeğin sanıklardan ...’in tabancasından atıldığının kriminal rapor ile belirlendiği, nitekim olaydan sonra sanık ...’in olay yerinden kaçarak gittiği, sanık ...’in olay yerinde kaldığı, sanık ...‘de sıvap izine rastlanmadığı, sanık ...’in eylemi tek başına icra ettiğini beyan ettiği, sanık ...'in ise suçlamayı kabul etmediği, olay yerinde bulunması gereken kovanların toplanmış olmasının ve sanık ...’in elini yıkamış olması ihtimaliyle sıvap çıkmadığı düşüncesinin sanık ...’in savunmasını çürütmeye yetmeyeceği, bu hususların tahminden ibaret olduğu, sanık ...’in de ateş ettiğine dair hususun yalnızca maktulün oğlu ... tarafından dile getirildiği, beyan dışında hiçbir maddi delil elde edilemediği, katılan sanık ...'ın 14.07.2023 tarihinde Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında kendi araçlarının camları filmli ve kapalı olduğu için silah sesi duyana kadar ateş edeceklerini fark edemedik şeklinde beyanda bulunduğu, oysa cam filminin içerden görmeyi değil dışardan görmeyi engelleyeceği, bu sebeple ateş edilene kadar fark edemediğine dair beyanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, silah sesi duyduktan sonra fark ettiğine dair iddiasının doğruluğu düşünülür ise silah sesi duyduktan sonra kendisini korumaya alması gereken kişinin o ana kadar görmediği yere bakmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu sebeple katılan sanık ...’in mahkûmiyetine dair hükmün yeterli kesin ve inandırıcı delile dayanmadığı kanaatinde olduğumdan, katılan sanık ... yönüyle hükümlerin bozulması gerektiği kanaatiyle Sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.