"İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/995 E., 2024/2090 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/315 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında;
1. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-h ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/995 Esas, 2024/2090 Karar sayılı kararı ile,
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ve yetersiz delille sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, sanığın, maktule yönelik herhangi bir eylemi bulunmadığından sübuta aksinin kabulü halinde sanığın fikri içtima hükümleri gereği tek bir fiilden cezalandırılması, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması, cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olay günü, sanığın, iş yerine gelen ve seyyar döviz alım satımı yapan maktule para bozma talebi iletip buluşma yeri belirledikleri, maktulun arabası ile hareket ettikten sonra sanığın emaneten aldığı araba ile onu takip edip kararlaştırılan yere geldiklerinde bıçakla onun boğazını kesmek suretiyle öldürdüğü ve yapılan tespit ve bulgulara göre toplam 13170 Türk lirası, 3439 Amerikan doları ve 1445 paund parayı alarak olay yerinden uzaklaştığı olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, sanığa savunma hakkının tanındığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, bileşik suç ve fikri içtima hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Nitelikli Kasten Öldürme Suçu Yönünden;
Oluşa, dosya içeriğine ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı
Kanun'un 82/1-h maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan da hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Nitelikli Yağma Suçu Yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, maktulün seyyar döviz alım satımı işi yaptığından ve üzerinde sürekli olarak yüksek miktarda nakit para bulunduğundan haberdar olduğu, bu parayı bir şekilde almak için maktulle telefon görüşmeleri gerçekleştirip aracı ile takip ederek maktulün uhdesinde bulunan parayı almak amacıyla yanında getirdiği bıçak ile maktulü birden çok kez bıçaklayarak öldürdüğü ve bu ölüm olayının sağladığı kolaylıktan faydalanarak maktulün üzerinde taşıdığı ve içinde para bulunduğunu bildiği çantayı aldığı anlaşılan olayda, tek nitelikli halin ihlal edilmesi nedeniyle, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 10 yıldan 15 yıla kadar ceza öngören 149/1-a maddesi uyarınca temel ceza tayin edilirken, makul bir ceza tayini yerine, üst sınırdan ceza verilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin "tasarlama" ve "ceza miktarı" yönlerinden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/995 Esas, 2024/2090 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,