"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1850 E., 2024/1890 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/487 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-f, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/1850 Esas, 2024/1890 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, adli emanete ilişkin kısmın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, gerekçeye, taksirle işlendiğine, suç kastı olmadığına, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mağdur ... ile sanık ...'in resmî nikâhlı eş oldukları, olay günü olan 23.04.2023 günü mağdur ile birlikte ikâmet ettikleri eve tüfek ile gelen sanığın, mağdur ile sohbet ettiği sırada mağdur ...'e ''sen beni duyduğuma göre aldatıyormuşsun'' demesi sonrasında taraflar arasında kıskançlık nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmadan kısa bir süre sonra sanığın beraberinde getirdiği tüfek ile mağdur ...'i ''karşıma geç yoksa çocuğu vururum'' diyerek tehdit ettiği akabinde elinde bulunan ve kendisine ait olduğunu belirttiği av tüfeği ile mağdurun sağ ayağına yakın mesafeden bir el ateş ettikten sonra olay yerinden uzaklaştığı , mağdurun sağ ve sol diz altı bölgeden ağır (6.) derecede kemik kırığına, hayati tehlike geçirmesine ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin doğrudan kasıtla sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın mağduru diz altı bölgesinden tüfekle (1) el ateş etmek suretiyle yaraladığı engel hal olmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği nazara alındığında sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, bu nedenle kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulüyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan temel ceza tayiniyle sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılıp üst sınıra yakın hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin suç vasfına yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/1850 Esas, 2024/1890 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.