"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/714 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının Açık Ceza Kurumunda infazı sırasında, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesi gereğince ... iznine ayrılmasını müteakip, covid iznindeyken 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10/2. maddesi gereğince 01.08.2023 tarihinden itibaren cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/4644 Esas, 2023/4625 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün kamu malına zarar verme suçundan İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/1865 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararı ile mahkûm olduğu 5 ay hapis cezasının 13.02.2024 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün anılan cezalarının 8 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtimasına ilişkin İstanbul Anadolu 4. İnfaz Hâkimliğinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/2801 Esas, 2024/2809 Karar sayılı içtima kararını takiben, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2024 tarihli ve 2024/7-2445 sayılı müddetnamesi ile hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 12.12.2026, bihakkın tahliye tarihinin 26.03.2029 tarihi olarak belirlenmesini müteakip, hükümlünün yeniden denetimli serbestlikten yararlanma talebinde bulunması üzerine, İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararı ile verilen 5 ay hapis cezasının 31.07.2023 tarihinden sonra 13.02.2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu ve kesinleşen cezası sebebiyle 14.03.2024 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığından bahisle talebin reddine dair Samsun Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 02.04.2024 tarihli kararına karşı yapılan şikayetin reddine ilişkin Samsun İnfaz Hâkimliğinin 15.04.2024 tarihli ve 2024/3841 Esas, 2024/3917 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ve 2024/714 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.08.2024 tarihli ve 94660652-105-55-18967-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve 2024/89038 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve 2024/89038 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan, "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki düzenleme gereğince cezaların toplanarak infaz edilmesi gerektiği, koşullu salıverme tarihine kadar kesinleşerek infaza gelen cezaların birlikte içtima edileceği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olan adı geçen hükümlünün, 14.01.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.01.2022 tarihli müddetname ile koşullu salıverilme tarihinin 28.09.2026 olarak belirlendiği, Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/4644 Esas, 2023/4625 Karar sayılı kararı uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle kurum dışında cezasını infaz etmekte iken, bu defa 06.07.2020 tarihinde işlediği kamu malına zarar verme suçundan verilen 5 ay hapis cezasının ilk suça ilişkin koşullu salıverilme tarihinden önce 13.02.2024 tarihinde kesinleşerek infaza gelmesi üzerine İstanbul Anadolu 4. İnfaz Hâkimliğinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/2801 Esas, 2024/2809 Karar sayılı kararı ile söz konusu cezaların 8 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtimasına karar verilerek Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.03.2024 tarihli müddetname uyarınca 14.03.2024 tarihinde tekrar ceza infaz kurumuna alındığı ve koşullu salıverilme tarihinin 12.12.2026 olarak belirlendiği anlaşılmakla,
Hükümlünün içtima edilen cezalarının infazının kesintisiz devam etmesi gerektiğinden hükümlünün ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 14.03.2024 tarihi değil 14.01.2022 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda, hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce ceza infaz kurumuna girmiş olması ve henüz sonraki hüküm kesinleşmeden infazına başlanılan ilk cezasından dolayı infazın denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle devam etmesi ile bu şekilde infaz devam ederken ... izninde sayılması karşısında, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesinde yer alan; "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca ... salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlünün durumunun değerlendirilmesi gerektiği,
Bununla birlikte,
5275 sayılı Kanun'un geçici 9/5. maddesinde yer alan, "... salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95... nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki,
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinde yer alan, "(7)(Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, ... sebebiyle izinli sayılan hükümlülerin izinde geçirdikleri sürenin infazdan sayılacağı hususunda hiçbir duraksamanın bulunmadığı, hakkında denetimli serbestlik kararı verilen ve yükümlülükleri kendisine bildirilen hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlanmasından sonra alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirir kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine, hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin kaldırılarak hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderileceği, nitekim denetimli serbestlik kararı verilen hükümlünün bu tedbirden ve yükümlülüklerinden haberdar olmasına rağmen denetimli serbestlik tedbiri devam ederken kasten yeni bir suç işleyip kendi durumunu ağırlaştırdığı,
5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, önceki cezasına ilişkin denetimli serbestlik tedbiri devam ederken ve bu tedbirin gereklerine uygun hareket etmesine rağmen, bu tedbirden önce işlemiş olduğu bir suça ilişkin cezasının kesinleşip infaza gelmesi ile her iki cezası içtima edilen hükümlünün yeniden ceza infaz kurumuna alınarak koşullu salıverilme tarihinin daha ileri bir tarih olarak belirlenmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbiri şartları yeniden değerlendirilerek daha geç bir tarihte bu tedbirden yararlanabileceğinin kabul edilmesi halinde, bu hükümlüler ile denetimli serbestlik tedbiri ve yükümlülüklerini bilen; ancak denetimli serbestlik tedbiri devam ederken alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren yeni bir suç işleyerek kendi durumunu ağırlaştırıp açık ceza infaz kurumuna iade edilen hükümlülerin aynı statüye sokulmuş olacağı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu nazara alındığında,
Somut olayda, hükümlünün içtimalı cezaları için yeni düzenlenen müddetname uyarınca 14.03.2024 tarihinde tekrar ceza infaz kurumuna alınmış olduğu, koşullu salıverilme tarihinin 12.12.2026 tarihi olarak belirlenmiş olduğu, bu kapsamda ceza infaz kurumuna alındığı tarih ile yeni müddetnameye göre belirlenen koşullu salıverilme tarihi olan 12.12.2026 tarihi dikkate alındığında hükümlünün cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına 5 yıldan az bir süre kaldığı, ayrıca hükümlünün içtima edilen cezalarının infazının kesintisiz devam etmesi gerektiğinden hükümlünün ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 14.03.2024 tarihi değil 14.01.2022 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda, hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce ceza infaz kurumuna girmiş olduğu ve henüz sonraki hüküm kesinleşmeden infazına başlanılan ilk cezasından dolayı infazın denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle devam ettiği, bu şekilde infaz devam ederken ... izninde olduğu cihetle, hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinden faydalandırılması gerektiği, nitekim ilk suça ilişkin verilen denetimli serbestlik tedbirinin 01.08.2023 tarihinde uygulanmaya başlandığı, sonradan kesinleşip infaza gelen cezası ile önceki cezasının içtima edilip yeniden ceza infaz kurumuna alındığı 14.03.2024 tarihine kadar (7 ay 13 gün) denetimli serbestlik tedbirinden faydalandığı, hükümlünün halen 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesinde denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabileceği sürenin tamamından faydalanmamış olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin (1) inci fıkrası;
Geçici Madde 6 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.)
(1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82... ), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94... ), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 1 04... ), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 1 37... ), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin (2) nci fıkrası;
Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.)
(2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca ... salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak
suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlünün, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan almış olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.04.2022 tarihli ve 2022/1293 sayılı müddetnameye göre, 14.01.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün şartla tahliye tarihinin 28.09.2026 olarak belirlendiği, cezasının infazı sırasında covid 19 iznine çıkartılan hükümlü hakkında İnfaz hakimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/4644 Esas, 2023/4625 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10/2. maddesi gereğince 01.08.2023 tarihinden itibaren cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Hükümlünün uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan almış olduğu cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edildiği sırada, 06.07.2020 tarihinde işlemiş olduğu kamu malına zarar verme suçundan verilen ve 13.02.2024 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmünün mahkemesince infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, İnfaz Hâkimliğinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/2801 Esas, 2024/2809 Karar sayılı kararı ile her iki suçtan verilen cezalarının 8 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtimaına karar verildiği, hükümlünün içtimalı cezasının infazı ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.03.2024 tarihli ve 2024/7-2445 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 14.03.2024 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 12.12.2026, bihakkın tahliye tarihinin ise 26.03.2029 olarak belirlendiği görülmektedir.
5. Hükümlünün 02.04.2024 tarihli dilekçesi ile cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesini istediği, talebinin infaza konu içtimalı cezası içinde yer alan kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 13.02.2024 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle yasal şartlar gerçekleşmediğinden bahisle reddine karar verildiği, bu karara karşı yaptığı şikayetin İnfaz Hakimliğinin 15.04.2024 tarihli ve 2024/3841 Esas, 2024/3917 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın da itiraz merciince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesinde yapılan değişikliğe göre, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen ve istisna olmayan suçlar açısından denetimli serbestlikten faydalanılabilecek süre 3 yıla çıkartılmıştır.
7. 5275 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinde yer alan, "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir." şeklindeki yasal düzenleme ile 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinde yer alan cezaların toplanması müessesesinin şartlı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
8. Kanunda hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden sadece bir kez yararlanabileceğine, bu infaz usulünden yararlanan hükümlünün bir daha bu infaz usulünden yararlanamayacağına dair kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığından, hükümlü daha önce denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasını infaz etse ve bu infaz usulü için kanunda öngörülen azami sürenin tamamını kullansa dahi infaza konu cezasından dolayı şartla tahliyesine karar verildikten sonra infaza verilen başka ceza ya da cezalarının infazı için tekrar Ceza İnfaz Kurumuna alındığında, bu ceza ya da cezaları yönünden Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanması mümkündür.
9. Şartla tahliye tarihinden önce kesinleşip gelen cezaları yönünden ise öncelikle toplama kararı alınması ve yeni belirlenecek şartla tahliye tarihine göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda daha önce denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün denetimli serbestlikten yararlandığı süre dikkate alınmak suretiyle denetimli serbestlikten yararlanabileceği kalan süre belirlenmelidir.
10. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer alan, "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca ... salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." hükmünün geçici bir düzenleme olduğu ve maddede kabul edilen tarih itibariyle öngörülen şartları taşıyan hükümlüler ile ilgili sınırlı bir uygulama alanının olduğu dikkate alınarak hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında 06.07.2020 tarihinde işlemiş olduğu kamu malına zarar verme suçundan verilen ve 13.02.2024 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü yönünden, hükmün kesinleşme ve infaza başlanma tarihine göre 5275 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddenin ikinci fıkra hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı gibi kamu malına zarar verme suçu 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinde sayılan istisna suçlardan değil ise de, 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmünün 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından uygulanmasının mümkün olduğu, hükümlünün suç tarihinin ise 06.07.2020 olması nedeniyle denetimli serbestlikten ancak bir yıl süreyle yararlanmasının mümkün olduğu daha önce denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün denetimli serbestlikten yararlandığı süre dikkate alınmak suretiyle denetimli serbestlikten yararlanabileceği kalan sürenin belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, şartla tahliye tarihi 12.12.2026 olarak belirlenen daha önce içtimaya dahil suçlarından birinin cezasının infazı sırasında bir süre denetimli serbestlikten yararlanan hükümlünün, 02.04.2024 olan talep tarihi itibariyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkı bulunmadığından, talebinin, şikayet ve itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2026 tarihinde karar verildi.