Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/5831 E. 2026/568 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1660 E., 2024/1453 K.

SUÇ : Olası kastla öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,

298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Develi Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli ve 2023/216 Esas, 2024/28 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/1660 Esas, 2024/1453 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvurularının gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin gösterilmemesi hususu eleştirilerek yargılama giderleri yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; üst hadden ceza verilmesi ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eylemin taksir ya da bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın olay günü yeğeninin oğlunun düğününe katıldığı, geniş avlusu olan etrafı duvarlarla çevrili mahalle kenarında evin bahçesi ve çevresinde yer alan boş alanda yapılan düğün sırasında, tüfekle, tabanca ve kurusıkı silahlarla çok sayıda atış yapıldığı, sanığın da yanında getirdiği tabanca ile bir şarjör ateş açtığı, silahının ateş almaması tutukluluk yapması üzerine, sanığın tabancasını yere paralel konumda iken kurcalamaya başladığı, tabancasının sürgüsüne mermi sıkıştığı, mermisinin bittiğini düşünerek sıkışan mermiyi çıkarmaya çalıştığı, bu sırada ateş alan silahtan çıkan mermi çekirdeğinin düğünde oynayanları izleyen ve sanığa birkaç metre mesafede bulunan maktulün sol kol ve sol karın bölgesine isabet ettiği, yere düşen maktulün kaldırıldığı hastanede ertesi gün hayatını kaybettiği, düzenlenen otopsi raporuna göre sol kol distal arka yüz dirsekten giren mermi çekirdeğinin arkadan hafif öne, soldan sağa seyrederek cilt ciltaltı yumuşak doku kası geçerek kemik kırığı meydana getirerek sol kol distal ön yan iç yüzde dirsek iç büklümünden çıktığı, sol meme başı 13 cm aşağısından giren ateşli silah mermi çekirdeğinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, maktulün vücudunda tarif edilen yaralanmaların tek atışla oluşmasının mümkün olduğu, ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı ekstremite ve kot kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğünün ifade edildiği, uzmanlık raporuna göre maktulün montundaki deliklerin etrafındaki artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışın, kısa namlulu silahlar için 30-45 cm’den daha uzak bir mesafeden yapılan atış anlamına gelen uzak atış mesafesinden yapılmış olduğunun belirtildiği, suçta kullanılan tabancanın ele geçirildiği, sanığın ele geçirilen silahında, emniyet ve ateşleme sisteminin sağlam ve işler durumda olduğu, atışına mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, uzmanlık raporuna göre maktulden çıkan mermi çekirdeği gömlek parçasının, sanığın olayda kullandığı tabancadan çıktığının tespit edildiği, maktulün bedeninden çıkarılan mermi çekirdeği gömlek parçası itibarıyla, 9 mm çapında mermi kullandığı sabit olan tabancası ile düğün yerinde ateş etmeye çalışırken tabancasının tutukluk yapması üzerine eline aldığı tabancasını yere paralel şekilde kurcaladığının sabit olduğu; ancak sanığın, bulunduğu yer itibarıyla tabancanın ateş aldığında çevredekilerin yaralanabileceğini ve ölebileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullenerek tabancasının tetiğine bilinçli olarak basıp ateşlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak bir belirleme yapılamayışı karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2022 tarihli ve 2021/1-95 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere sanığın düğün yeri gibi kalabalık insan yoğunluğunun bulunduğu yerde kurcaladığı silahının ateş alması durumunda çevredekilerin yaralanabileceğini ve ölebileceğini öngörmesine rağmen, uzmanı olmadığı silah tamiri işine girişmek suretiyle dikkatsizlik ve özen eksikliği sonucu öngördüğü ölüm neticesini istemeksizin maktulün ölümüne bilinçli taksirle neden olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan suç vasfına ilişkin nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/1660 Esas, 2024/1453 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Develi Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§