Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/5542 E. 2026/2326 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/855 E., 2024/780 K.

SUÇ : Kasten öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/319 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25. ve 5271 sayılı Kanun’un 223/2-d maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2023/855 Esas, 2024/780 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma koşulları bulunmadığına, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, meşru savunma koşulları bulunmadığına, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın eylemini hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun'un 25/1. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşulları altında işlediğinin anlaşıldığı ve atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2023/855 Esas, 2024/780 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Olay gecesi 23.30 sularında sanığın 112'yi arayarak bir kişiyi öldürdüğünü söylemesi üzerine sanığın evine gidildiğinde maktulün evin hol kısmında sol meme başı hizasında bıçaklanmak suretiyle öldürülmüş halde üzerinde hiçbir kıyafeti olmaksızın yattığı görülmüştür.

Kollukça yapılan ilk gözlemler kameraya da alınmış olup, sanığın elleri önden naylon çamaşır ipiyle bağlı olup, ipin polis memurlarınca kesilerek sanığın ellerinin serbest hale getirildiği, sanığın ellerinde maktulün kanının bulunduğu, bileklerinde ise iple sıkılmanın izlerinin bulunduğu, alınan doktor raporları ve izlenen kamera kaydından sanıkta herhangi bir darp, cebir izi olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık ile maktulün bir süredir arkadaş oldukları olay öncesi sanığın maktulün ailesiyle yaşadığı eve yine maktulün de sanığın evine gelip gittiği, olay günü olay öncesinde taraflar arasında karşılıklı aramalar ve mesajlaşmalar olduğu ve yine kamera kayıtları incelendiğinde maktulün sanığın evine olay öncesi elinde poşetle geldiği, bu poşetin sanığın buzdolabının buzluk kısmında olup, içinde et olduğu tespit edilmiştir.

Sanığın 15 yaşındaki kızı, maktulün kendi evlerine geldiğini, evdeki tamirat işlerini yaptığını söylediği, sanığın da maktulün evdeki boya işi için olay sırasında eve geldiğini kabul ettiği, maktulün eve zorla girmeyip sanığın rızası ile girdiği evde arbede, dağınıklık ve kavga belirtileri olmadığı, sanığın da maktul tarafından kendisinin dövüldüğünü, tecavüze razı olmadığı için darp edildiğini, kendisinini de bağırarak yardım istediğini savunmadığı, sanıkta herhangi bir darp, cebir izi olmadığı doktor raporlarıyla anlaşılmıştır.

Sanık müdafisi savunmasında maktulün kendisine cinsel ilişki teklif ettiğini, bu amaçla ellerini zorla bağladığını, bıçakla kendisini tehdit ettiği içinde direnemediğini, bu nedenle ilişkiye rıza göstermediğini ancak ilişki sonrası maktulün gitmesini istediği halde evden gitmeyi reddedip sabaha kadar rızası olmaksızın ilişkide bulunacağını söylemesi üzerine o sırada yatakta sırtüstü yatan ve elindeki bıçağı yanına bırakan maktulün durumundan yararlanarak kurtulmak amaçlı elleri bağlı maktulün üzerinde bulunduğu halde yataktaki bıçağı alarak gözlerini kapatıp sanığa bir kez vurduğunu söylemiştir.

Çözülmesi gereken sorun sanığın işlediği sabit olan eylemi savunmasında belirttiği gibi meşru müdafaa altında işleyip işlemediğinin belirlenmesidir.

Dosya kapsamında olaydan hemen sonra sanığın polislerce karakola getirildiği, henüz müdafisi yanında ilk savunması alınmadan karakolda görevli komiserler ... ve ...'a olayın nasıl olduğunu sıcağı sıcağına anlattığı, bu iki görevliye sanığın; "Olay maktulle aramızda yaptığımız cinsel fantazi ile başladı. Maktuldeki bıçak da, ellerinin bağlanması da fantazinin bir parçasıydı, bana zorla tecavüz etmedi. Şeklindeki beyanlarına karşı maktulün zorla saldırabileceğini düşünerek tekrar zorlama olup olmadığını sanıktan sorduklarında "Önce fantazi nedeniyle ellerimi bağladı, bıçak da zorlamak için değil fantazinin bir parçasıydı" şeklinde beyanlarda bulunduğu, bu beyanları karakolda görevli komiserlerin dinledikleri ve 15.02.2022 günü saat 04.00'da tutanağa bağladıkları, yargılama aşamasında da tanık olarak mahkemede dinlenirken bu tutanağın içerik olarak doğruluğunu teyit ederek imzalarını da kabul ettikleri görülmüştür.

Sanığın alt kat komşusu olan tanık olarak dinlenen ..., olay öncesinde sanığın evinden cinsel içerikli sesler (Ah vurma gibi) geldiğini, bu hususu alt kattaki çiçekçilik yapan komşuya söylediğinde yanlış yerde oturuyorsun o eve giren çıkanın haddi hesabı yok dediğini söylemiştir.

Sanığın evinde olay yeri inceleme görevlilerince yapılan incelemelerde sanığın maktulle cinsel birliktelik yaşadığını söylediği, üzerinde de kan lekeleri olan iki kişilik yatağın baş kısmında duvarlarda dübelle duvara tutturulmuş uçlarından çamaşır ipleri sarkan iki adet halka olduğu görülerek halkalar ve ipler emanete alınmıştır.

Tüm dosya bir arada değerlendirildiğinde sanık ... maktulün arkadaş oldukları, her ikisininde (sanık evli ancak eşinden ayrı yaşamaktadır) bekar oldukları, sanığın çocuklarıyla yaşadığı eve gelen maktulün sanığın rızası ile onunla cinsel fantaziler içeren birliktelik yaşadığı, sanığın bu tür fantazilerinin olduğuna dair kendi yatağının başlarında uçlarından ipler sarkan halkalarında bulunduğu, sanığın bu ilişkiye direndiğine, yardım istediğine maktul tarafından darp edildiğine dair kendisinin dahi savunmasının olmadığı (beni bıçakla tehdit edince bir kez ilişkiye razı oldum demiştir.) ilişki esnasında fantazileri gereği maktulün elinde bıçak olduğu, sanığın ellerinin bağlı olduğu, bu esnada maktulün yatakta yatarken bıçağı yanına bıraktığı sanığında bu bıçakla maktulün kalbine gelecek şekilde saplayarak onu öldürdüğü, tanık beyanları, dosyadaki kolluk tutanağı, ev arama tutanaklarında bulunan materyaller, tanık beyanları ile sabittir.

Maktul, dosyadaki otopsi tutanağına göre 52 kg ve 1.72 boyunda zayıf bir yapıdadır. Sanık ise kamera kayıtlarına göre daha topluca ve yapılıdır. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeği bulmaktır, dosya kapsamına göre sanığın maktulü rızasıyla girdiği cinsel ilişki aşamasında fantazi amaçla maktulün elinde bulunan ancak herhangi bir nedenle kullanılmayan bıçağı alarak cinsel ilişki sırasında maktulü öldürdüğü sabittir. Sanığın haksız bir saldırı altında olmadığı aşikar olduğu halde sanki haksız bir saldırı varmış da sanık kendini başkaca savunma imkanı olmadığı için kendini korurken maktulü öldürmüş şeklindeki kabul dosya ve delillerle uyuşmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle sanığın müsnet suçtan cezalandırılması gerekirken TCK 25. maddesi gereği beraatine karar verilmesine dair yerel mahkeme kararını onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifiz.

§