Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/4061 E. 2026/3250 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1545 E., 2023/2082 K.

SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi iade, kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

1. Katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karara karşı katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesin kararının itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

2. Sanık ... hakkında mağdur ... ile katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükümlere karşı sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ... ile katılan ...'a karşı kasten yaralama suçlarından hükmolunan hapis cezalarının miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen İlk Derece Mahkemesince verilen hapis cezası miktarını artırmayan mahkumiyet kararları ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

3. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve...e karşı kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik katılanlar ..., ... ve Servet vekilleri; sanık ... hakkında katılanlar ... ve...e karşı kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere karşı katılanlar ... ve Servet vekili ile sanık ... müdafii; suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... hakkında hükümlerin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararları, istinaf mercii tarafından "beraat" kararları verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, sanık ... hakkında hükümler yönünden tekerrür yönünden Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe düzeltme yapıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında ise Bölge Adliye Mahkemesince ceza miktarı artırıldığından 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-b maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2021/372 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile,

1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 53... maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

3. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

4. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

5. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

6. Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/1545 Esas ve 2023/2082 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince,

1. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve...e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere karşı sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 303/1 ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek (sonuç hapis cezalarının 1 yıl 24 ay olarak belirlenmesi ve sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması suretiyle) esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve...e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere karşı sanık ... müdafii, katılanlar ... ve Servet vekili; suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvuruları gereğince yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,

a. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve...e karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

b. Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 31/3, 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kazanılmış hakkı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, sanık ... hakkında verilen beraat kararının hatalı olduğuna,

2. Katılanlar ... ve Servet vekilinin temyiz sebepleri özetle, sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna, sanık ... hakkında suç vasfına, eksik ceza tayinine,

3. Katılan sanık ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, katılan sıfatıyla haksız tahrike, sanık sıfatıyla suç kastı olmadığına, suçların işlenmediğine,

4. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik derecesine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve...e karşı kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'ın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık ... lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekili, katılanlar ... ve Servet vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve...e karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükümler yönünden:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan ... ve...e karşı eylemin sanık ..., katılan ...'a karşı eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği ve yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, suça sürüklenen çocuk yönünden tekrarı muhakkak bir saldırı bulunmadığından meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, katılan ...'dan suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, katılanlar ... ve Servet vekili, katılan sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

A. Katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karara karşı katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden:

Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararının niteliği itibariyle temyizi kabil kararlardan olmayıp itirazı kabil kararlardan olduğu ve itiraz üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarih ve 2023/187 D.İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, katılan ... vekilinin bu karara yönelik temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İADESİNE,

B. Sanık ... hakkında mağdur ... ile katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükümlere karşı sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden:

5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve...e karşı kasten yaralama, Sanık ... hakkında katılanlar ... ve...e karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükümler yönünden:

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/1545 Esas ve 2023/2082 Karar sayılı kararında katılanlar ..., ... ve Servet vekilleri ile katılan sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, suça sürüklenin çocuk yönünden oy çokluğuyla, diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz şöyle ki;

İlk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında katılan sanık Orhan'a karşı eylemi nedeniyle TCK 86/1, 3e, 87/1-d,2a, 31/3 ve 62 maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verilerek, ceza TCK 51 inci maddesi gereğince ertelenmiştir.

Kararın katılan sanık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/1545 Esas, 2023/2082 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35, 29, 31/3 ve 62 uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği;

Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın erteleme sınırları dışında kalan hapis cezasının kazanılmış hak uygulaması nedeniyle ertelenip ertelenemeyeceği husundan kaynaklanmaktadır.

Kazanılmış hak kavramına Usul hukukuna ilişkin olarak Ceza Usul Kanunlarımızda yer verilmiş olup kanun metinlerinde benzer şekilde düzenlenmiştir.

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesinde Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin Hak ve Mecburiyetleri başlığında düzenlenmiş olup 326 ncı maddenin son fıkrasında "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmiş ise yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş cezadan daha ağır olamaz",

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283 üncü maddesinde Sanık Lehine Başvurma halinde Verilecek Hüküm başlığında düzenlenmiş olup madde metninde "İstinaf yoluna sanık lehine başvurulmuşşa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz",

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 307 nci maddesinde Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin İşlemleri başlığında düzenlenmiş olup 307/5 inci fıkrasında "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmiş ise yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklinde düzenlenmiştir,

Görüldüğü üzere gerek istinaf kanun yoluna gerekse temyiz yoluna sanık lehine başvurulması halinde madde metinlerinden açıkça anlaşılacağı üzere yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan daha ağır olamayacaktır. Yukarıda yazılan madde metinlerinde bu kuralın cezanın türü ve süresi yönünden geçerli olduğu ve yerleşik yargısal uygulamalarda sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı olarak ifade edildiği, suçun niteliği yönünden kazanılmış hakkın uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

Madde metinlerinde sözü edilen ceza kavramı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 45 nci maddesinde "suçların karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar hapis ve adlî para cezalarıdır."

şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 46 ncı maddesinde hapis cezaları, 47 nci maddesinde Ağırlaştırılmış müebbet hapis, 48 inci maddesinde Müebbet hapis, 49 uncu maddesinde Süreli hapis cezalarının düzenlendiği, Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların düzenlendiği 50 nci maddesinin beşinci fıkrasında "Uygulamada asıl mahkumiyet bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir." şeklinde düzenmiştir. Benzer şekilde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 11 nci maddesinde cezalar türlerine göre hapis ve para cezası şeklinde düzenlenmiştir. Bu açık düzenlemeler karşısında kazanılmış hak nedeniyle madde metinlerinde sözü geçen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun tanımlanan hapis cezası, para cezası veya seçenek yaptırımlara çevrilen para cezası veye tedbir olduğu kuşkusuzdur. Bu kapsamda cezanın türü ve miktarı dışında kalan hususları kazanılmış hakkın kapsamına almak imkansızdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarında kazanılmış hak ilkesinin yalnız cezanın türü ve miktarına hasredildiği, bunun dışında kanuna aykırı hallerin aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilmeyerek bozma nedeni sayıldığı, sanık lehine temyize rağmen cezanın türü ve miktarına dokunulmadan sanığın durumunu ağırlaştıran bozma kararları verildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Yargıtayın istikrar bulmuş uygulamasında sanık lehine temyize rağmen hırsızlık gasp, kasten yaralama kasten öldürmeye teşebbüse, taksirle ölüme sebebiyet olası kastla öldürme veya kasten öldürme kabul edilmek suretiyle sanık aleyhine ağır sonuçların ortaya çıkmasına karşın suç vasfının yanlış belirlenmesi nedeniyle bozma kararları verildiği görülmektedir.

Cezanın ertelenmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 maddesinde düzenlenmiş olup 51 inci maddenin birinci fıkrasında "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır." şeklinde ceza miktarı sınırlandırılmıştır.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında bozma öncesi sanık hakkında cezanın ertelenmesine karar verilmesi halinde sanık lehine temyize karşın kararın bozulması halinde usuli müktesep hak olarak bozma sonrası verilen kararda cezanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak bozma sonrası verilen kararda verilen cezanın erteleme sınırları içerisinde olması gerekli olup erteleme sınırları dışında bir cezanın belirlenmesi halinde kazanılmış hak nedeniyle cezanın ertelenmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008743 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere "sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açmış olacağının" kabul edilmesi karşısında somut olaya bakıldığında Ankara Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi tarafından suça sürüklenen çocuğun kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, oysa verilen sonuç cezanın 2-3 yıllık erteleme sınırları dışında olduğu, yerleşik yargısal uygulamalarda infaz edilecek cezanın kazanılmış hak kapsamındaki ceza miktarı olduğundan mahkemece sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verildiği halde erteleme sınırları dışında kalan 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasının kazanılmış hakka yanlış anlam verilerek ertelenmesine karar verilerek çifte atıfet yapıldığı, yukarıdaki açıklanan Yargıtay Ceza genel kurul kararına aykırı olacak şekilde kazanılmış hak nedeniyle hem ceza miktarının indirildiği hem de erteleme sınırları dışındaki hapis cezasının ertelendiği anlaşılmıştır.

Sanık lehine temyiz/istinaf kanun yollarına başvurulması nedeniyle sanık aleyhine bir sonucun ortaya çıkması söz konusu ise de yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere usul kanunlarımızda kazanılmış hakkın sadece cezanın türü ve miktarını kapsadığı, diğer hallerin kazanılmış hak kapsamında öngörülmediği, suçun kasten yaralama yerine kasten öldürme suçu olarak kabul edilerek suç vasfı nedeniyle verilen bozma kararlarınında da sanık aleyhine ağır sonuçların doğduğu, cezanın infaz usulleri, cezaevinde geçirilecek süre, açığa ayrılma ve denetimli serbestlikten yararlanma süreleri yönünden sanık aleyhine durumların söz konusu olduğu açıktır. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesine göre "yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklinde düzenlenen kazanılmış hakkın, yerleşik yargısal uygulamalara göre hüküm fıkrasında sanık hakkında kanunun tüm arttırım ve eksiltmeye ilişkin maddeleri ve seçenek yaptırımlara ilişkin hükümler uygulandıktan sonra bulunan sonuç cezanın önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olayamayacağı gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesi uyarınca uygulama yapıldığı, başka bir deyişle hüküm fıkrasında sonuç ceza belirlendikten sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesinin uygulandığı, bu şekilde kazanılmış hak uyarınca belirlenen cezanın infazına karar verileceğinden kazanılmış hak uygulamasından sonra belirlenen ceza miktarı üzerinden artık seçenek yaptırımların uygulanması da söz konusu olmayacaktır. Nitekim Ankara Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi tarafından ceza uygulaması yapılarak 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası belirlendikten sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarında kazanılmış hak ilkesinin yalnız cezanın türü ve miktarına hasredildiği, bunun dışında kanuna aykırı hallerin aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilmeyerek bozma nedeni sayıldığı nazara alındığında Ankara Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi tarafından bozma öncesi yanılgılı uygulama ile belirlenen sonuç ceza nedeniyle kazanılmış hak gözetilerek bir kez tanınmış atıfet ilkesi genişletilmek suretiyle erteleme sınırları dışında belirlenen 3 yıl 7 ay 8 gün hapis cezasının kazanılmış hak ve atıfet kurallarına yanlış anlam verilerek ertelenmesine karar verilerek çifte atıfet yapılması hukuka aykırı olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz sayın çoğunluğunun onama kararına katılmıyoruz.

§