Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/3842 E. 2026/672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/736 E., 2024/601 K.

SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

1.Mala zarar verme suçundan verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca kesin, temyiz edilemez olduğu anlaşılmıştır.

2.Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/1077 Esas, 2023/929 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 35, 53. maddeleri uyarınca 19 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/736 Esas, 2024/601 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin başvurusu ve re'sen yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık lehine haksız tahrik uygulanması gerektiğine, ceza miktarına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanığın ... isimli kadınla resmi nikah olmaksızın birlikte yaşadığı, birlikteliklerinden çocukları da bulunduğu, aynı mahallede ikamet eden katılan ile ... isimli kadının tanışıp arkadaş oldukları, telefonla ve yüz yüze görüştükleri, duygusal ve cinsel birliktelik yaşadıkları, katılan ile ...'in görüştüğünü fark eden sanığın ...'i baba evine gönderdiği ve katılanın yanına giderek durumu sorduğu, görüşüp görüşmediklerinden ... olmak istediği, katılanın ... ile görüştüğünü doğruladığı, ancak sadece iş bulma konusunda ...'e yardım ettiğini iddia ettiği, sanığın bu olaylar nedeniyle katılana kızdığı, yuvasının bozulması nedeniyle katılanı sorumlu tutup olay günü oturdukları mahallenin elektriğini trafodan kestiği, katılanın evine tüfekle girerek evinde katılanı vurduğu, evden çıkarken bahçede bulunan katılana ait iki adet aracı da yakmak suretiyle zarar verdiği, katılanın karın ve elinden aldığı saçma isabeti sonucu hayati tehlike, ağır (4). derece kemik kırığı ve işlev zayıflaması meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanığın birliktelik yaşadığı ve çocuğunun annesi olan ... isimli kadınla katılanın ilişki yaşamasına kızarak ve yuvasının bozulmasından katılanı sorumlu tutması nedeniyle eylemini gerçekleştirdiği, katılanın ... ile arkadaşlık ve komşuluk boyutunu aşan yakınlığının sanık lehine haksız tahrik oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Sanığın tüfekle ateş etmesi sonucu katılanın hayati tehlike, ağır (4.) derece kemik kırığı ve işlev zayıflaması meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul seviyenin üzerinde bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde üst sınıra yakın 19 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

1.Mala zarar verme suçu yönünden;

Hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları, miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;

Gerekçe bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan "sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve teşebbüste fazla ceza" nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/736 Esas, 2024/601 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§