"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1877 E., 2024/389 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım, suç delillerini gizleme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi red, kısmi bozma
1. Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ...hakkında suç delillerini gizleme suçundan kurulan hükümler yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında suç delillerini gizleme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılanlar vekilinin anılan hükümleri "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ...ve... kasten öldürme ve bu suça yardımdan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
3.Sanıklar ... ...ve... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2020/336 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 39, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Sanıklar ... ... ve ...hakkında suç delillerini gizleme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 281/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
Sanıklar ... ... ve ... hakkında suç delillerini gizleme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 281/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin,16.02.2024 tarihli ve 2023/1877 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, (...ve ... aleyhine) katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayinine, sanıklar hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına ve buna uygun şekilde gerçekleşen kabule göre Mahkemenin almış olduğu maktulün ölüm nedenini yeterli derecede açıklayan raporlarda eksiklik görülmediğinden Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ...hakkında suç delillerini gizleme suçundan kurulan hükümler yönünden;
Suç vasfı ile sınırlı yapılan incelemede oluşa ve dosya kapsamına göre sanıkların fiilden sonra gerçekleşen ve suça iştirak niteliğinde bulunmayan eylemlerinin suç delillerini gizleme şeklindeki kabul ve takdirde isabetsizlik bulunmadığından "suç vasfına yönelik" temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar... ve ... ...hakkında kurulan hükümler yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ...'ın maktulün çalıştığı otelin işletmecisi, diğer sanık ...'in ise ortağı olduğu, ayrıca sanık ...'in otelin vale hizmetini de yaptığı, diğer sanıklar ..., ... ..., ... ve ...'ın da bu otelde personel olarak çalıştıkları, sanıklar ... ve ...in ayrıca ...'in kardeşi oldukları, olaydan önce ... tarafından otele hayat kadını sokmama konusunda uyarıldığı anlaşılan maktulün buna aldırış etmediği, olay günü ... ve ...ın otelden çıkarken gördükleri bir hayat kadınına kendisini otele kimin getirdiğini sormaları üzerine kadının gösterdiği telefon numarasının maktule ait olduğunun anlaşıldığı, akabinde ... ve ...ın durumu ... ve...'a haber verdikleri, ...ın ise maktulü aradığı, bir süre sonra maktulün, ...,..., ...ve ...'in bulunduğu odaya geldiği, burada ... ile maktul arasında münakaşa yaşandığı, ... ve ...ın odadan çıkarak koridorda bekledikleri,...'ın ise ...'le birlikte maktulün başında kaldığı, ardından ...'in elinde bulunan silahın kabza kısmıyla maktulün kafasına vurmaya başladığı, maktulün yüksek sesle bağırdığı, daha sonra odanın önüne ... ve ...'ın da geldiği, ...'ın, ...'in sol kolunun omuz bölgesinde kan lekesinin bulunduğunu gördüğü, ...'in "kaldırın bunu buradan" demesi üzerine ..., ... ... ve ...'ın maktulü odadan çıkartarak yük asansörüne götürdükleri, ...'ın aşağı indikten sonra maktulü yük asansöründe bırakarak başka bir asansöre binerek oradan ayrıldığı,...'ın resepsiyon kısmına geldiği ve...a ambulans çağırmasını söylediği, çağrı üzerine gelen ambulansın maktulü hastaneye kaldırdığı, yoğun bakıma alınan ve yaklaşık 4 ay boyunca yoğun bakımda tedavisi süren maktulün 10.11.2019 tarihinde öldüğü, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın maktulün darp edildiği ve buna dair delillerin bulunduğu odanın temizliğini yaptıkları olayda;
a.Taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte bir husumetin bulunmadığı, maktulün baş ve vücudunun diğer bölgelerinde darbeye bağlı herhangi bir kırığa rastlanmamasından da anlaşılacağı üzere sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıkların yaralama kastıyla darp ettikleri maktulün buna bağlı olarak tedavi gördüğü sırada hayatını kaybettiği olayda sanıkların eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı nazara alınarak suç tarihi itibariyle 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 87/4 2. cümlesi uyarınca üst sınıra yakın bir ceza tayini suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanıklar... ve ... ...in olayın meydana geldiği otelin yöneticileri olduğu, maktulün otele hayat kadını sokmaması hususunda sanıklar tarafından daha önceden uyarıldığı, buna rağmen olay günü maktulün otele hayat kadını soktuğunun anlaşılması üzerine sanık ...'in maktulü odasına çağırdığı ve aynı odada sanık ...'ın da bulunduğu halde maktulün yaklaşık yarım saat boyunca burada ... tarafından darp edildiği, otelde çalışan diğer sanıkların her iki sanığın da sürekli silahlı şekilde dolaştıklarını beyan ettikleri, maktulün darp edilmesi sonrasında sanık ...'ın otel çalışanlarını tehdit ettiği ve nasıl ifade verecekleri konusunda uyardığı, sanık ...'ın otel işletmecilerinden olup tüm süreç boyunca diğer sanık ... ile birlikte bulunması, karar verme aşamalarındaki tesiri ve davranışları bir bütün olarak ele alındığında suç işleme kararlarının oluşumu ve suçtan sonraki zamanda aynı eylem ve fikir birliği içinde bulunarak, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak suça müşterek fail olarak katıldığının sabit olduğu, bu nedenle sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle fail sıfatıyla cezalandırılması gerekirken, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yardım eden olarak cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ...hakkında hakkında suç delillerini gizleme suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.02.2024 tarihli ve 2023/1877 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararında suç vasfına ilişkin bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin vasfa yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak,oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ...ve... hakkında kasten öldürme ve suça yardımdan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri suç vasfı ve sanık ...'ın "fail" olarak cezalandırılması gerektiği yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.02.2024 tarihli ve 2023/1877 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, suç vasfı yönünden oy birliğiyle, sayın Başkan Vekili ... Erdim'in sanık ...'ın yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine yönelen karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ... ...ve... müdafilerinin tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanık ...'ın eyleminin TCK 37. maddesi ya da TCK 39. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
Oluş ve kabule göre; sanık ... ile maktul arasında tartışma yaşandığı, sanıklar... ve ... ile maktul aynı odada bir araya geldikleri, sanık ...'in elinde bulunan tabancanın kabzası ile maktulün kafasına vurmaya başladığı, maktul yüksek sesle bağırdığı, bunun üzerine tanıklar ... ve ...'ın odanın önüne geldikleri, daha sonra gelen tanıklar ... ve ...ın müdahalesi ile sanık ...'in vurma eylemine son verdiği, sanık ...'ın, tanık...a ambulans çağırmasını söylediği, gelen ambulansın maktulü hastaneye kaldırdığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in, tabanca ile maktulün başına vurması sonucunda beyin dokusunda harabiyet oluşması nedeniyle ölümü gerçekleştiği, sanık ...'ın, maktul ...'e vurduğuna dair hiç bir beyan ve ibare ya da delile rastlanmadığı, gerekçeli karar ve bozma ilamında da bu yönden herhangi bir kabule yer verilmediği görülmüştür.
Bu itibarla, sanık ...'ın, maktule vurduğuna ilişkin delil bulunmadığı, ancak iştirak iradesi altında sanık ...'in yanında yer alarak ona manevi destek verdiği maktulün karşısında yer alarak onun direncinin kırılmasında etkili olduğu, bu suretle suçun işlenmesi sırasında sanık ...'e yardımda bulunduğundan TCK 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin yerel mahkemenin kabulü doğru olduğundan, ne şekilde sanık ... ile eylem birliği içerisinde olduğu belirtilmeksizin, sanık ...'ın TCK 37. maddesi kapsamında cezalandırılmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılamamaktayım.