Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/2986 E. 2026/2910 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/110 E., 2024/436 K.

SUÇ : Kasten öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2022/161 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2024/110 Esas, 2024/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Eksik inceleme yapıldığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrike,

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

Suç vasfına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, maktulden sanığa yönelen haksız davranış bulunmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dairemizin yerleşik kararlarında eziyet çektirerek öldürmenin öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında; sanığın alınan ifadesinde; parmak iziyle ekran kilidi açılan telefonunu açabilmek için maktulün parmağını kestiğini, bu sırada maktulden inilti şeklinde sesler geldiğini, parmağı kestiği sırada yüzünü büzüştürdüğünü, kendisi evden çıkarken canlı olduğunu beyan etmesi nedeniyle, sanığın maktul henüz hayattayken parmağını keserek, maktule yönelik eziyet kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82/1.b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanun'un 81. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2024/110

Esas, 2024/436 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'ın hükmün onanması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy)

K A R Ş I O Y

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın öldürme eyleminden dolayı eziyet çekme yoluyla öldürme nedeniyle hakkında TCK'nın 82/1. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Sanık ile maktulün Suriye uyruklu olup 2015 yılında Suriye'den Türkiye'ye geldikleri, olaydan 3-4 ay öncesine kadar dini nikahlı olarak birlikte yaşadıkları, bu birliktelikten 5 müşterek çocuklarının olduğu, 3-4 ay önce sanığın darbı sonucu ayrı evlerde yaşamaya başladıkları, sanık, özür dilemek ve barışmak için zaman zaman maktul ve çocuklarının bulunduğu eve gelmekte olduğu,

Olay günü akşamı sanığın maktul ile birlikte aynı odada yattıkları ve cinsel ilişkide bulundukları, ertesi gün sabah saat 05.00 sıralarında maktulün kendisini aldattığından bahisle taraflar arasında yine tartışma ve kavga çıktığı, bu sırada sanığın maktulün göğüs kısmına her biri ölümü meydana getirecek şekilde üç kez vurarak öldürdüğü,

Sanık savunmalarında; eşinin parmağını tutarak telefonun şifresini açıp 112'yi aramak suretiyle adresi vererek yardım istediğini, cep telefonunu kendi cebine koyduğunu, ambulans gelene kadar beklerken eşinin sol elinin işaret parmağını ilk boğumdan kestiğini, parmağı keserken eşinin ölü olup olmadığını bilmediğini, inilti şeklinde ses geldiğini, parmağı keserken yüzünü büzüştürdüğünü, beyan etmiş,

Belirtilen nedenlerle, sanık, her biri öldürücü nitelikte eşinin göğüs kısmına bıçakla üç kez vurarak öldürme eylemlerini gerçekleştirdikten sonra ve ölmek üzere olan maktulün cep telefonunu açmakta kullanmak üzere sol işaret parmağını kestiği, dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Ceza Kanunumuzda, eziyet çektirmenin tanımı yapılmamıştır. Ancak, TCK 96. maddesinin gerekçesinde; "Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönde acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması " şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.

Sistematik bir şekilde ve belli süre devam eden, süreklilik arz edecek yaralama eylemlerinin eziyet çektirme içerisinde yer aldığı açıktır.

Eziyet çektirmek, suçun işleniş şekline ilişkin failin dış dünyasını yansıtan, mağdurun vücudunda etkisini gösteren davranışlar olarak da gösterilebilir.

TCK 82/1-b bendinin gerekçesinde bu hususa ilişkin olarak, "Kişi hemen değil belli bir süreç içerisinde acı çektirilerek öldürülmektedir. Örneğin, kişiye gözleri çıkarılarak, kulağı, vs. organları kesilerek acı çektirme" şeklinde açıklama yapılmıştır.

Görüldüğü üzere, eziyet çektirerek öldürmede; organ çıkarma ve kesme eylemleri, olayımızda olduğu gibi öldürmeye yönelik eylemlerin gerçekleştirilmesinde sonra değil, eziyete ilişkin eylemler, öldürmeye ilişkin eylemlerden önce yapılmalıdır. Diğer bir anlatımla, öldürme sonucunu gerçekleştirecek eylemleri gerçekleştirdikten sonra, artık son anlarını yaşayan maktulün parmağını, başka bir amaçla kesmeyi eziyet çektirerek öldürme olarak kabul etmek mümkün değildir.

Yerleşmiş uygulamalara göre, öldürme fiilinden önce cinsel organın kesilmesi yada parçalanması, yaralayıcı cisim sokulması, el, ayak ve kulaklarının kesilmesi, gözün çıkarılması, sigara ve yanıcı maddelerce vücuda eza ve cefa verilmesi eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturmaktadır. Olayımızda öldürme fiilinin, parmak kesmekten önce gerçekleştirildiği açıktır.

Eziyet çektirmede, failin öldürme kastının yanında, maktule eziyet çektirme veya işkence ETME amacıyla hareket ettiğinin tespiti gerekir. (Ekinci/Özcan, Kasten Adam Öldürme Suçları, sayfa 2004, Özcan / Artuç Türk Ceza Kanunu Şerhi , Cilt :2, 2021, sayfa:44)

Mağdura fiziki acı, zulüm ve ızdırap vermek maksadını güden hareketlerin, onun bedeni üzerinde icra edilmesi halinde eziyet çektirerek öldürmek nitelikli hali gerçekleşir. (Koca/ Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2021,s:104, Soyaslan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2012,s.136)

Failde, mağdura acı ve ızdırap vermek amacı bulunmalı ve öldürmek için gerekli olanın ötesinde, eziyet çektirmiş olmalıdır. (Özbek/ Kambur/ Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler 2019, s.125)

Görüldüğü üzere, fail ölene ızdırap vermek için eziyete başvurmaktadır. Failin öldürme kastının yanında işkence ve azap çektirme Kastı da aranmaktadır.

765 sayılı TCK 'nın 450. maddesinin 3. bendinde "işkence ve tazip ile" öldürmeyi nitelikli hal saymıştı. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin Yargıtay, işkence ve tazip ile öldürmeyi" öldürme eyleminden önce, öldürülecek olana karşı, azap ve işkence yapmayı hedef tutan vahşice davranışlar olarak, belirtmiştir.

Yine aynı konuda Yargıtay, mağdur öldürülürken eziyet çekmiş olmalı ve failin eziyet çektirerek öldürmeyi özel kast şeklinde taşımış bulunması gerekir.

Başka bir deyişle, sanıkta adam öldürme kastından başka özel kast niteliğinde olan eziyet çektirerek öldürme kastının da bulunması gerekir. (CGK 6.7.1981/1-169E.,1981/288 K., Y.D Kasım 1981 c.7 s.1487; 1.CD 21.05.1992,1046/1239 Erdurak Türk Ceza Kanunu Sayfa.790)

Bu itibarla, öldürmede nitelikli hal olan eziyet çektirerek öldürmeyi kabul etmek için, öldürme sonucunu doğuran eylemlerden önce, mağdurun eziyet çekmesini sağlayan eylemlerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu bakımdan failin, öldürme fiilinden önce mağdura eza ve cefa vermek amacıyla

hareket etmesi gerektiğinden, öldürme sonucunu doğuran fiiller olan her biri öldürücü nitelikteki bıçakla üç kez göğüse vurduktan sonra son nefesini vermekte olan, ölenin telefon şifresini çalıştırmada kullanmak amacıyla parmağının kesilmesi, yasanın aradığı anlamda eziyet çektirerek öldürme nitelikli hali oluşturmadığından, aksi yöndeki sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayız.

§