Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/1936 E. 2026/3024 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1773 E., 2023/1537 K.

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/292 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2022/1773 Esas, 2023/1537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Olay tarihinde kasten yaralama suçunun inceleme dışı mağduru ...in arkadaşları ile sokakta oyun oynadığı ve dinlenmek üzere sanık ...'ın ikamet ettiği binanın merdivenlerine oturduğu, binadan çıkan sanığın çocuklara hitaben "bir daha sizi burada görmeyeceğim" dedikten sonra ...e elinde bulunan sopa ile vurduğu, mağdurun ağlayarak evinin önüne gittiği, evin önünde mağdur çocuğu gören babası katılan ...'in mağdura neden ağladığını sorduğu, sanığın mağdur oğluna vurduğunu öğrenince sanık ...'ın bulunduğu bina girişine gittiği, katılan ...'in evin zilini çaldıktan sonra sanığın yanına aldığı bıçağı bez içerisinde gizleyerek katılan ...'in yanına indiği, katılan ...'in hemen arkasından katılan ...'ın da ...'in yanına gittiği, ...'ın ...'i tutup dışarıya çıkarmaya çalıştığı, bu sırada sanığın her iki katılanı bıçakla yaralayarak evine çıktığı anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduığu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Dosya kapsamına göre; sanığın her iki katılanı bıçakla hayati tehlike geçirmelerine neden olacak şekilde yaraladığı, sanık ile katılanlar arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, sanığın engel neden olmadan eylemine kendiliğinden son vermesi, katılanlardaki kesici delici alet isabetlerinin birer taneden ibaret olması dikkate alındığında, öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre silahla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında makul oranda belirlenmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Kabule göre de; sanık ...'ın katılan ...'ın batında ince bağırsak perforasyonu ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak, katılan ...'in ise sol 11.İKA seviyesi ön aksiller hatta minimal hemotoraks ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle (9) yıldan (15) yıla hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında ayrı ayrı makul cezalar belirlenmesi yerine, (10) yıl hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde (3-4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi suç vasfı ve teşebbüs hükümlerinin uygulanma derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2022/1773 Esas, 2023/1537 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

§