Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/1374 E. 2026/2078 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2474 E., 2023/2868 K.

SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli ve 2023/210 Esas, 2023/344 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1.d, 35, 62, 53... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine, karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/2474 Esas, 2023/2868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Suç vasfına, ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına göre; sanık ile mağdurun baba oğul oldukları, aralarında çıkan tartışma sonrasında sanığın bahçede bulunan 2.5 litrelik benzin bidonunu alarak içindeki miktarı belirlenemeyen benzinin bir kısmını mağdurun aracına bir kısmını ise mağdurun üzerine döktüğü, elinde bulunan çakmağı ateşlemeye çalıştığı ancak çakmağın çalışmadığı, bunun üzerine evin içerisine girerek tekrar dışarı çıkmadığı ve bu şekilde olayın son bulduğu anlaşılmakla; sanığın evin içerisinden tekrar dışarı çıkmayarak eylemine kendiliğinden son verdiği, dışarı çıksa dahi görgü tespit tutanağına göre mağdurun göğüs bölgesinde ıslaklık olduğunun tespit edilmesi karşısında dökülen benzinin miktarı itibariyle öldürmeye elverişli olup olmadığı hususunda oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanarak, sanığın eylem anında sarf ettiği sözler de göz önünde bulundurulduğunda kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair kesin bir delil bulunmadığından eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının silahla tehdit suçuna yönelik olduğunun kabulüyle; sanığın nitelikli tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi yerine suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükmün sanığın adli sicil kaydında gözükmemesi üzerine, UYAP üzerinden yapılan kontrolde, tekerrüre esas alınan karar hakkında İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve 2018/693 E., 2018/805 K. sayılı ek kararıyla "kanun yollarının hatalı gösterilmesi" gerekçesiyle infazın durdurulmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan hükmün akıbetinin araştırılarak sanığın tekerrüre ilişkin hukuki durumunun tayinine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/2474 Esas, 2023/2868 Karar sayılı kararının suç vasfı ve tekerrür yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sanık ...’ün mağdur ...’e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1.d, 35... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik, sayın çoğunluğun, sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulüyle, eylemin nitelikli tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle bozmaya dair görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;

Somut olayın şu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir; mağdurun sanığın öz babası olduğu, sanığın yıllardır süren uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle sürekli olarak hane içinde huzursuzluk çıkardığı, olay günü yine taraflar arasında çıkan tartışma anında, sanığın annesi, mağdurun eşi olan tanık ...’in de beyanlarından anlaşılacağı üzere, sanığın önce babasına yönelik yaşam bütünlüğüne dair tehdit içeren sözler sarf ettiği, sonrasında evin bahçe kısmında bulunan benzin bidonunu alarak mağdurun üzerine döktüğü ve akabinde hamili bulunduğu çakmağı ateşlediği ancak çakmağın ateş almaması üzerine evin içerisine yöneldiği, bu esnada kendilerine zarar verecekleri endişesine kapılan mağdur ile tanığın evin bahçe kapısından çıkarak evden epeyce uzaklaşıp olayı Jandarmaya ihbar ettikleri ve olay yerine Jandarmanın gelmesiyle sanığın eylemini tamamlayamadığı anlaşılan olayda; sanığın elindeki çakmağın ateş almaması, sanığın evin içerisine yönelmesi üzerine mağdur ve tanığın oradan uzaklaşması ve durumu kolluk kuvvetlerine bildirmeleri hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eylemini tamamlayamadığı, bu haliyle babasına yönelik TCK’nin 82/1.b-d ve 35. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.

§