Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/1309 E. 2026/301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/1621 E., 2023/1726 K.

SUÇ: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/507 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35, 62... . maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1621 Esas, 2023/1726 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca meydana gelen zararın boyutuna göre makul (orta seviye) bir ceza verilmesi yerine 14 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; taksirle yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiği aksi takdirde sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılandan sanığa yönelen haksız herhangi bir söz ve davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Oluşa ve dosya içeriğine göre, olayın yaklaşık üç ay öncesinde boşanan, geçen sürede bir dönem bir araya gelen ve mağdurun başka biriyle görüşmeye başlamasından ötürü aralarında ayrıca anlaşmazlık yaşanan mağdur ve sanığın olay günü sanığın ısrarı sonucu bir araya geldikleri, mağdurun annesinin evinden ortak çocukları ile birlikte çıkmadan önce mağdurun görüştüğü kişiye mesaj atarak yardım istediği, onun ihbarıyla polislerin olay yerine geldiği sırada sanığın, çocukları olan ...'ın elinde bulunan poşeti alarak içindeki "yekpare metalden mamul, 22 cm uzunluğunda, oluksuz, kesici ve delici vasıfta, tek ağızlı, sivri uçlu, sırtı küt namluya sahip" bıçağı alarak, önce kendi boğazına dayayıp kendisine zarar vermeye çalıştığı, bunun sonucunda "boyun sağ tarafta 10 cm'lik abrazyon oluştuğu", sonrasında polis tutanağına göre mağdura doğru bıçakla hamle yaptığı, bu eylem sonucu mağdurun "sağ yanakta 2.5 cm uzunluğunda ve yüzde sabit iz oluşturacak" biçimde yaralandığı, mağdurun soruşturma ifadesinde "sanığın bıçağı vücuduna vurmaya başladığını, ancak montunun kalın olması sonucu yaralanmadığını" beyan ettiği, anlaşılmakta ise de; dosya içeriğinde ve beyanlarında suçta kullanılan bıçağın "sapsız ve kör" olduğunun beyan edilmiş olmasına karşın, kriminal raporun sadece bıçağın "kesici ve delici" olduğu kaydını içerdiği, bunun dışında suçu işlemeye elverişli olup olmadığı konusunda bir saptama bulunmadığı, ayrıca bıçağın mahkeme heyetince de huzurda incelenmediği, mağdurun soruşturma sonrasındaki beyanlarında ilk iddialarından dönerek, "sanığın kendine zarar vermesini engellemeye çalıştığı sırada yaralandığını" öne sürdüğü, ayrıca 19.01.2022 tarihli ve 13.55'te düzenlenmiş polis tutanağında sanığın mağdurun vücuduna bıçakla vurduğundan söz edilmediği, bunun yanında sözü edilen mont üzerinde bir incelemenin yapılmadığı, öldürmeye ya da yaralamaya elverişli olduğu varsayılan bir bıçağın, "mont kalın olduğu için" kesmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, en azından monta zarar vermiş olmasının düşünülmesi gerektiği gözetilerek; sanığın dosyaya yansıyan tutumlarından hareketle, kendisine zarar verme eğiliminin bulunması, olay sırasında da önce kendine zarar vermeye çalışması, darbe sayısı, eylemin mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olmaması hususları ile birlikte, olay sırasında mağdurun üzerinde bulunan mont ve suç aleti bıçak incelenip tutanak mümzileri dinlendikten ve ortaya çıkacak bulgular ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildikten sonra suç vasfının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre ise;

3.Sanığın eylemi sonucu mağdurun, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde sabit iz oluşacak biçimde yaralandığı somut olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza yerine, yazılı şekilde temel cezanın 14 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1621 Esas, 2023/1726 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyiz istemi "eksik inceleme" yönünden yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§