Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/1065 E. 2026/2429 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2556 E., 2023/2009 K.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi kararı

Yakar müdafii, sanık ... müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, kısmi bozma

1. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte ve temyiz edilemez oldukları belirlenmiştir.

2. Sanıklar Ahmet ve Yeliz hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

4. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/500 Esas, 2023/292 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar ... ve ...'ın maktuller Büşra ve Tuğçe'ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-e, 62, 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/2556 Esas, 2023/2009 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, eksik ceza tayinine, sanıklar hakkında haksız tahrik ve takdîri indirim uygulanmaması gerektiğine,

2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine,

3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Mahkemenin dosya kapsamındaki kanıtları ve olayın özelliklerini değerlendirerek sanık ... yönünden vermiş olduğu kararda isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede eksik inceleme yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemlerin sanıklar ... ve ... tarafından fail sıfatıyla kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar Yeliz ve Ahmet'in üzerlerine atılı nitelikli kasten öldürme suçlarını işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.a) Cezaların bireyselleştirilmesi sırasında, suçların işleniş biçimiyle ortaya çıkan sanıkların kişilik özellikleri, dosyaya yansıyan sosyal ilişkileri, olayın vahameti ve fiilden sonraki davranışları birlikte göz önünde bulundurulduğunda; uygulanma yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin her durumda uygulanması gereken bir atıfet maddesi olmadığı göz ardı edilerek, "cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri" gerekçesiyle sanıklar hakkında yazılı şekilde takdîri indirim hükmünün uygulanması,

b. İşlenen suçlarda kullanıldığı belirlenemeyen telefonunun ve sim kartlarının müsadere edilemeyeceğinin nazara alınmaması hususları,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer alan; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun

esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Ahmet ve Yeliz hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;

5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin bu suça yönelen temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanıklar Ahmet ve Yeliz hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/2556 Esas, 2023/2009 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

D. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri sanıklar hakkında takdîri indirim uygulanmaması gerektiği ve müsadere yönlerinden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/2556 Esas, 2023/2009 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, Sayın Üye ... ve Sayın Üye ...'in sanıklar ... ve ...'ın beraatlerinin gerektiği konusunda oy çokluğuyla 5271, sayılı Kanun'un 229/3. maddesi bakımından yapılan oylamada ise diğer yönlerden oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

K A R Ş I O Y 21... tarihinde kaybolan maktuleler ... ve ...'ın olaydan 45 gün sonra bulunan cesetleri üzerinde yapılan inceleme sonucu maktule ...'nın tırnak içinden alınan DNA'ların olay tarihinde maktulelerin yaşadığı bölgede cinsel saldırı ve öldürme suçlarına karıştıkları belirlenen kardeş olan sanıklar ... ve ...'ın DNA'ları ile örtüşüp örtüşmediği hususunda Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen inceleme raporu üzerine Adli Tıp Kurumu 5 İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu 2 Üst Kurulu ile...Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen ve farklı sonuçlara ulaşan raporların incelenmesi ve bunlardan hangisine üstünlük tanındığının belirlenmesi bu dosyada verilecek kararda en önemli husustur, zira DNA raporu dışında dosyada mevcut sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair maddi hiçbir delil bulunmamaktadır.

Dosya kapsamına göre maktul ...'nın tırnağından çıkan DNA örneğinin kardeş olan sanıklar ... ve ...'a ait olup olmadığı hususunda dosyada yaklaşık 10 ayrı kurum veya uzmandan alınmış raporlar mevcuttur, her biri alanında uzman Adli Tıp profesörleri ve bir kısmı heyet raporları olmakla düzenlenen raporların kahir ekseriyeti incelemeye tabi tutulan numunenin maktul ...'nın tırnağından olaydan yaklaşık 2 ay kadar sonra alınmış olması nedeniyle yeterli bilimsel veri içermediğinden bu sonuçlarla sanıklar ... ve ...'ın Büşra'nın tırnağından çıkan DNA'ların sahipleri olduğuna dair kesin delil içermediği bu sonucun numunenin geç alınmasından kaynaklı olduğu ve başka bir herhangi bir merkezde daha ileri araştırmanın da söz konusu olamayacağı bu delillerle sanıkların bu suçu işlediğinin söylenemeyeceğini rapor ettikleri anlaşılmıştır. Mahkeme heyetinin dosyadaki bilirkişi raporlarına itibar etmek zorunda olmamasına rağmen bu raporları niçin kabul etmediğini vereceği kararı okuyacak tüm tarafları ikna edici şekilde izah etmesi gerektiğinde tereddüt yoktur.

Dosyada alınan raporların kahir ekseriyetinde maktul ...'nın tırnak arasından alınan numunenin geç alınmış olması nedeniyle bazı bilimsel verilerin eksik olduğu ve bu eksikliğin dünyada ulaşılan bilimsel seviye ile tolere edilemeyeceği bu nedenden sanıkların bu suçu işleyip işlemediklerinin tıbben kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığının mevcut bulguların da delil olamayacağınınbildirilmesine rağmen...Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığınca sanıklar aleyhine düzenlenen rapora sanıkların aleyhine üstünlük tanınırken çoğunlukta bulunan raporlara niçin itibar edilmediğinin izah edilmemiş olması, dosyada sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair delil olabilecek başkaca herhangi bir kanıt olmadığı halde olayın vehameti nedeniyle olsa gerek aleyhe yorum yapılarak sanıklar ... ve ...'ın her iki maktulü öldürdükleri sabit kabul edilerek cezalandırılmaları şüpheden sanık yararlanır ilkesinin açık bir ihlali olduğunda yerel mahkemece sanıklar yönünden verilen mahkûmiyet kararlarını sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması gerekirken onanmasına dair dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

§